TEŞKİLAT, STRATEJİK İSTİHBARATTA DEVRİM YAPTI

TEŞKİLAT STRATEJİK İSTİHBARATTA DEVRİM YAPTI
Teşkilat elde ettiği bilgileri ham haliyle kullanmaktan hoşlanmaz. Mutlaka yeni metotlar geliştirmek ister ve bu yönde sürekli çalışır. En büyük hamlelerinden birisi de stratejik istihbarat konseptinde devrim yapacak yeni metotlar geliştirmesidir.
Stratejik istihbarat, istihbaratın ruhudur. Stratejik istihbaratta kötü olan gizli servisler, dünyada rekabet etme imkanına sahip değildir. Her gizli servisin en büyük yatırımlarından birisi de “stratejik istihbarat” alanındadır.
Stratejik istihbarat, bilgi elde etmekten daha çok bilginin denklemini kurmakla ilgilidir. Bu günün dünyasında bilgi çok… “Açık kaynaklardan” elde edilen bilgi bile stratejik istihbarat için kafi. Zaten istihbarat, zannedildiğinin aksine ajanlık (bilgi toplama) işi değil, bilgiyi yoğurma, işleme, kullanılabilir hale getirme, hedefi tespit etme işidir. Gizli kaynaklardan (ajan vesaire gibi) elde edilen bilgileri bile doğru denkleme yerleştiremezseniz, istihbaratta başarılı olamazsınız. Dolayısıyla istihbarat işi, farklı bir “düşünce tarzı”dır.
Stratejik istihbaratta bu güne kadar kullanılan malzemeler ve düşünce tarzı, teşkilatın ihtiyaçlarını karşılamıyordu. Hem malzemelerde hem de düşünce tarzında pek çok eksiklik vardı. Teşkilat bu eksiklikleri, sosyal matematik ve yeni sosyoloji bilimindeki başarılarıyla gördü ve karşıladı. Başka bir şekilde söylemek gerekirse, teşkilatın stratejik istihbaratta devrim yapması, sosyal matematik ve yeni sosyoloji bilimi ile gerçekleşti.
*
Stratejik istihbaratın üçüncü ayağı, siyasi denklemlerdi doğal olarak. Zaten bu zamana kadar stratejik istihbaratta kullanılan ne yoğun malzeme siyasi denklemler olmuştur. Eksikliği de bu noktada ortaya çıkıyordu zaten çünkü stratejik istihbaratın neredeyse tamamı siyasi denklemler üzerine kuruluyordu. Oysa stratejik istihbaratın en önemli ayağı, sosyolojiydi. Özellikle de günümüz dünyasında sosyoloji, stratejik istihbaratın iskeleti haline geldi.
Soğuk savaş döneminde stratejik istihbaratın tamamen siyasi denklemlerin üzerine oturması kısmen doğruydu da. Ne var ki soğuk savaş bitti fakat o alışkanlık devam etti. Hala siyasi denklem üzerinden stratejik istihbarat yapan gizli servisler var ve sürekli hata yapıyorlar. Soğuk savaş döneminde siyasi iktidarlar ne pahasına olursa olsun korunuyordu, soğuk savaşın dehşet dengesi de zaten siyasi rejimlerin değişmesine fazla müsaade etmedi. Dünyada soğuk savaş dönemi olan 1945 yılı ile 1990 yılları arasında değişen rejim sayısı, Sovyetlerin yıkılmasından sonra değişen rejim sayısından daha azdır.
Soğuk savaşın bitmesinden sonra başlayan halk hareketleri, stratejik istihbaratı, sosyoloji üzerine oturttu. Fakat mevcut sosyoloji, stratejik istihbarat için verimli bir bilim değildi. Yeni bir sosyoloji kurulması gerekiyordu ama bunu hiçbir ülke düşünmedi ve teşebbüs etmedi. Teşkilat hem yeni sosyoloji bilimi geliştirdi hem de sosyal matematiği geliştirdi.
Teşkilatın geliştirdiği yeni sosyoloji bilimi, istihbarata ayarlı bir bilim… En azından şimdilik böyle… Üzerinde çalışıldığında yeni sosyoloji bilimi olarak üniversite kürsülerine girebilir ama daha sonra.
Halk hareketlerinin ne kadar yoğun olduğu açık, yoğunlaşmaya da devam edeceği tahmin ediliyor. Bu durumda yapılacak olan neydi? Sosyolojide derinleşmek… Fakat mevcut sosyoloji çok yüzeysel, nasıl derinleşeceksiniz ki. Anlaşılacağı üzere yeni sosyoloji bilimi geliştirmek bir tercih değil mecburiyetti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir