TEŞKİLATIN 2023 PROJEKSİYONU

TEŞKİLATIN 2023 PROJEKSİYONU
2023 tarihi önemli. Bu tarihin önemini bilen çok az sayıda insan var ülkede. Kamuoyuna sızmayan bilgiler olduğu için, medyada bu tarih cumhuriyetin yüzüncü yılı gibi sembolik önemi ile bilinir ve değerlendirilir. Sembolik öneminin dışında o kadar önemli bir tarihtir ki, hem Türkiye için hem de dünya için bir dönüm noktasıdır.
2023 tarihinin önemi, bazı anlaşmalardaki “yüz yıllık şarttan” kaynaklanıyor. Yüz yıllık şart, hiçbir açık anlaşmada bulunmaz, görünmez, bilinmez. Türkiye’de birçok başbakan bile bu bilgilere sahip olamamıştır. Teşkilat, gizli anlaşmalar ile açık anlaşmaların gizli maddelerindeki şartları öğrendiğinden beri 2023 yılı projeksiyonu hazırlamakla meşgul.
Birçok kişi hatırlar, Hong Kong yakın zamana kadar İngiltere yönetimindeydi. İngiltere ile Çin arasında, Hong Kong ile ilgili yüz yıllık anlaşma olduğu, yüz yıl dolunca Hong Kong İngiltere tarafından Çin’e hiçbir tartışma bile yaşanmadan devredildi. Yüz yıl dolmasına az bir süre kala konu kamuoyunun gündemine geldi, ondan önce kimsenin haberi yoktu.
Birinci dünya savaşının süper gücü olan İngiltere, sömürgelerinden çekilirken birçok anlaşma yaptı, bunların bir kısmı yüz yıllık şartlar içeriyordu. Böylece geri çekildiği ülkelerde yüz yıllık düzenleme yapmıştı. Türkiye sömürge değildi ama birinci dünya savaşının mağlupları arasındaydı, bu nedenle Türkiye ile de yüz yıllık anlaşmalar yapıldı. En meşhuru, “devlet kuran anlaşma” şöhretine sahip olan “Lozan”dır.
Lozan anlaşmasında açıklanmayan maddeler var ve bunların bazıları elli yıllık, bazıları da yüz yıllık şarta sahip. Elli yıllık şarta bağlı olan maddeler de açıklanmadı çünkü Türkiye’de İngiltere’nin istediği kadrolar yetiştirilmiş ve iktidara kök salmışlardı. Elli yıllık belgelerden birisi de Atatürk’ün “vasiyet” içerikli mektubuydu. Bu mektubun açıklanması konusu kamuoyunun gündemine de geldi, kısa bir tartışma da oldu fakat açıklanmamasına karar verildi. Kim açıklamadı? Atatürkçüler… Neden? Çünkü Atatürk kendileri gibi Atatürkçü değildi ve ölümünden elli yıl sonra bazı şeylerin değiştirilmesini istiyordu. Nelerin? Atatürk ilke ve devrimlerinin… Ne kadar ilginç değil mi?
Atatürk’ün vasiyet-mektubu bir tarafa, Lozan anlaşması ve daha sonra yapılan bazı anlaşmalardaki gizli maddelerin bir kısmı, yüz yıllık ömre sahip. Atatürk ilke ve devrimleri, bu gizli maddeler gereği yapıldı, gizli maddelerin ömrü dolup da hükmü kalktığında, devrimlerin de süresi dolmuş olacak. Gizli maddelerin konusu bunlardan ibaret değil, ülkenin siyasetinden eğitimine, dış ilişkilerinden laikliğe kadar çok sayıda konuyu içeriyor. Türkiye’nin misak-ı milli sınırları dışındaki bazı hakları da yüz yıllık bir süreyle dondurulmuştu, süre dolduğunda o haklar milletlerarası hukuka göre Türkiye’ye iade edilmek zorunda.
Tek tek saymakla bitecek gibi değil. Yabancı ülkelerle yapılan hayati anlaşmaların bilineni, bilinmeyenine göre çok az. 2023 yılı, pandoranın kutusunun açılma zamanı. Ülkedeki tüm ezberler bozulacak, herkes kafasını ellerinin arasına alacak ve çıldırmamak için zihnini ve aklını zapt etmeye çalışacak. Öyle dehşetengiz bir alt üst oluş yaşanacak ki, kim neye inandığını ve neye inanması gerektiğini şaşıracak. Saflar yer değiştirecek, Atatürkçüler en büyük Atatürk düşmanı olacak, Atatürkçü olmayanlar ise “bıyık altından gülecek”.
*
2023 tarihi, sembolik bir yıl dönümü değil, zaten teşkilatın hazırlıkları da bununla ilgili değil. Dev bir dönüşüm projeksiyonu 2023 yılına ayarlı olarak hazırlanıyor. Projeksiyon uygulamaya başlandığı andan itibaren eski Türkiye’den eser kalmayacak. Yepyeni bir ülke, yeni bir rejim, yeni bir dünya dengesi kurulacak.
Teşkilatın bölge ülkelerindeki devrimleri tereddütsüz desteklemesinin bir sebebi de, 2023 projeksiyonunun altyapısını güçlü hazırlamak. 2023 yılında Türkiye’de gerçekleştirilecek olan dev değişimi, bölge ülkeleriyle taçlandırmak istiyor. Yani sadece Türkiye’de değil, mümkün olan en geniş coğrafyada aynı değişimi gerçekleştirmek için çalışıyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir