TEŞKİLATIN BAŞARAMADIKLARI-3-SUNİ AKIL PROGRAMI

TEŞKİLATIN BAŞARAMADIKLARI-3-SUNİ AKIL PROGRAMI
Teşkilatın ciddi şekilde üzerinde çalıştığı alanlardan birisi de suni akıl programı. Suni (yapay) zeka diye nam salmış konu. Bu konu üzerinde tüm dünyanın çalıştığı malum… Ciddi ülkelerin hepsi de bu konuya büyük yatırımlar yapıyor. Kamuoyuna yansıyan haberlere fazla itibar etmeyin, gelişmiş ülkelerin hepsi de bu konuda büyük yatırımlar yapıyorlar ama gizli şekilde.
Suni zekanın önemine biraz sonra temas edelim, öncelikle “dünya suni zeka üzerinde çalışırken, teşkilat neden suni akıl üzerinde çalışıyor?” sorusunu cevaplayalım.
Muhakeme, kıyas, analiz, sentez gibi metotları kullanan zeka değil akıldır. Akıl bu metotlarla bilgiyi yoğuruyor, bilgiden yeni bilgiler üretiyor, bilgileri kategorilere ayırıyor, sonuçlara ulaşıyor vesaire. Tüm bunları yapan zeka değil, akıldır. Zeka yeni şeyler keşfedip bırakıyor, zekanın keşfettiği bilgi ve fikri değerlendiren akıldır. Bu sebeple teşkilat, üzerinde çalışılması gerekenin zeka değil, akıl olduğuna inanıyor. Zaten suni zekanın üretilebileceğine inanmıyor.
*
Suni akıl neden önemlidir veya ne kadar önemlidir? Bu sorunun cevabı, “suni akıl nedir?” sorusunun cevabında gizlidir. Suni akıl, bir bilgisayar programıdır. Eğer suni akıl programı yapılabilirse, dünyanın bu gün itibariyle ulaştığı bilgilerin tamamının değerlendirilmesi, bilgi toplamında gizli sayısız “fikrin” keşfi, bilgi deposunda bulunan milyonlarca siyasi, toplumsal, ekonomik, askeri formüllerin ortaya çıkarılması mümkün olacak. Başka bir ifadeyle, dünya son birkaç yüzyılda o kadar çok bilgi üretti ki, bu bilgileri değerlendirme imkanını kaybetti. Sadece bir bilim dalındaki bilgi toplamını bile değerlendiremeyecek hale geldi. Bu dehşet bir durum… Yığınla bilgimiz var, tarihte hiç olmadığı kadar bilgimiz var fakat onları değerlendiremiyoruz, kullanamıyoruz, faydalanamıyoruz. Buradaki ifadelerimiz konuyu çok teorik olarak açıklıyor. Sadece bir konuda misal verelim ki derdimizi açıklayabilmiş olalım. İstihbarat servislerinin en büyük problemi, topladıkları bilgileri değerlendirmek, tasnif etmek, taksim etmek, her alanda kullanılabilir hale getirmektir. Büyük istihbarat servislerinin (mesela CIA, MI6, MOSSAD vesaire) bir günde telefon dinlemesinden elde ettikleri bilgi tutarı, milyonlarca sayfalık bir toplam oluşturuyor. Telefon dinlemesini bilgisayar programları yapıyor ama kaydedilen bilgileri değerlendirecek, işleyecek, kategorilere ayıracak, kullanılabilir hale getirecek bir program yok. Bu işi insan gücüyle yapmak istediklerinde de milyonlarca kalifiye elemana ihtiyaç duyuyorlar, bu ise mümkün değil.
Başka bir alanda misal… Suni zeka (akıl) konusunda dünyanın sahip olduğu program seviyesi ikiye katlansa, mevcut teknolojinin hemen hemen tamamı yeniden üretilmek zorunda kalır. Başka bir ifadeyle, suni zeka programını ikiye katlayanlar, mevcut teknolojik ürünlerin tamamını çöpe atacak bir gelişme kaydetmiş olurlar. Tüm teknolojik ürünlerin yeniden üretilmesi gerekir. Bunun ekonomik değerini hayal edebiliyor musunuz? Trilyonlarca dolar… Bu işi ilk yapanlar, dünyanın en büyük ekonomisi olur. Sadece ekonomik büyüklükle de ilgili değil konu, askeri alanda da birinci süper güç olur. Çünkü suni zeka programı ikiye katlandığı anda, robot askerler yapılabilir hale gelir ki bu durum dünyadaki tüm askeri dengeleri değiştirir.
*
İkinci dünya savaşında düşman kamplar nükleer teknoloji (ve nükleer bomba) konusunda kıyasıya rekabet ediyorlardı. Çünkü nükleer teknolojiye ilk ulaşan savaşın galibi ve dünyanın sahibi olacaktı. Doğrusu birçok ülke bu yarışı atbaşı götürüyordu fakat ipi göğüsleyen ABD oldu ve savaştan galip olarak çıktı. Şimdi de dünyanın kıyasıya rekabet içinde olduğu konu, onların diliyle söylemek gerekirse “suni zeka” alanındadır. Türkiye hala bu konunun farkında değil, ilk farkeden teşkilat oldu ve ilk çalışmaları başlatan da o oldu.
Teşkilat sosyal matematik bilimini kurduğunda, suni aklı da inşa edeceğine olan inancı arttı. Doğrusu sosyal matematik bilimini kurmuş olmak, suni akıl ile ilgili çalışmalara ciddi bir ivme kattı ve aşama kaydettirdi. Şu anda suni akıl konusunda dünyadaki en ileri çalışmalar teşkilatın elinde. Ne var ki sosyal matematik bilimindeki göz kamaştırıcı gelişmeler, diğer alanlarda olmadığı için suni akıl çalışması bir boyutunda ilerleyen, birçok boyutunda ise aksayan bir noktaya geldi tıkandı. Sistem bir türlü tamamlanamadı, hedefe bir türlü ulaşılamadı.
Teşkilat bu konuda patinaj yaptıkça çıldırıyor. Bazı işler zorlamayla olmuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir