TEŞKİLATIN BATIYA DÖNÜK STRATEJİLERİ-3-

TEŞKİLATIN BATIYA DÖNÜK STRATEJİLERİ-3-
Teşkilatın batı ile savaş stratejisi üç basamaklı olarak hazırlandı. Kısa vadede, orta vadede, uzak vadede…
Kısa vadede batı ile savaşı düşünmüyor. Kısa vadedeki stratejileri, siyasi ve ekonomik mücadele, askeri ittifak, kültürel ayrışma.
Kısa vadede askeri alanda sürekli yenilenme, gelişme, üretme faaliyeti içinde olacak. Ordu güçlendirilecek, savunma hatları tahkim edilecek, savaş kaçınılmaz olduğunda cesaretle savaşacak.
*
Orta vadede hedefledikleri imkanlar şunlar; savunma hattını kendi sınırlarının ilerisinde kurmak, çıkacak bir savaşı kendi sınırlarında durdurmak, savaşın kendi ülkesine kadar gelmesine izin vermemek… Batıyla veya batılı bir veya birkaç ülkeyle savaşmak durumunda kaldığında, savaşı, savaştığı ülke topraklarına taşıyamasa da, kendi ülkesine gelmesine de engel olmanın askeri altyapısına, silah gücüne sahip olmak…
Orta vadede bu imkanları elde etmek kafi değil, bir de dünyada oluşması gereken şartlar var. Mesela batı bloku ile doğu bloku (Rusya, Çin, Hindistan ila ahir) arasında, İslam dünyasına karşı bir ittifak oluşmamalı, birbirlerine karşı husumetleri devam etmelidir. Batıya karşı yürütülecek bir savaşta doğu bloku, Müslüman blokuna yardım etmese bile, en azından düşman olmamalı. Orta vadede hem batı blokuna hem de doğu blokuna karşı savaşmak imkansız. Orta vadede batıya karşı yürütülecek savaşın şartlarından birincisi ve en önemlisi, doğu blokunun en azından tarafsızlaştırılmasıdır.
*
Kısa ve orta vadede batı ile savaşmak zorunda kalınmazsa, teşkilat, uzun vadede batının savaşacak halinin kalmayacağını düşünüyor. Orta vade savaşsız atlatılırsa, uzun vadeye ulaşıldığında batının hesabı tamamen görülecektir.
Uzun vadede batı ile savaşın en önemli şartı, doğu blokunun batıdan daha kuvvetli hale gelmemiş olmasıdır. Doğu bloku batıdan daha kuvvetli hale gelmiş olursa, batıyı tasfiye etmek, doğu bloku ile başbaşa kalmak demektir ki, kuvvet dengelerini gözetmek bakımından doğru olmayabilir. Batıya karşı birkaç asırdır birikmiş olan kin ve nefret, doğu blokunu sempatik gösteriyor, bu durum psikolojik ve ideolojik bir tuzaktır. Müslümanlar için ABD ile Çin’in, AB ile Rusya’nın bir farkı yok. Zaten doğu bloku da batı bloku da Müslümanlar için aynı şeyleri düşünüyor. İslam sözkonusu olduğunda birbirlerinden farkları yok.
*
Batı ile savaş, büyük ihtimalle orta vadede gerçekleşecek. Uzun vadede doğu blokunun da güçlenmiş olmasından hareketle batının savaşma gücü sınırlanacak. Uzun vadedeki savaş ihtimali, her iki blokun da İslam’a karşı ittifak yapması halinde sözkonusu olur. Zaten bu ihtimalden dolayı, orta vadede batı ile savaş kaçınılmaz olabilir.
Orta vadede doğu ile batı blokunun arasında bir savaş ihtimali de az değil. Bu ihtimal kuvvetlenirse, teşkilat, savaşa girmeyecek ve her iki güç merkezinin bir birini zayıflatmasını bekleyecek, güçlü tarafa karşı da mevzilenecektir. Fakat orta vadede doğu blokunun batıyla savaşmak için Müslüman blokun savaşa girmesini şart koşarsa, batının fazlalıklarını ortadan kaldıracak kadar savaşa dahil olacak, iki güç merkezi arasındaki dengeyi fazla bozmayacak bir sonucu hedefleyecektir. Fakat her iki güç merkezinin de zayıflayarak bir dengeye oturmasını gerçekleştirmeye çalışacak.
Uzun vadede neler yapılacağını bu günden planlamak tabii ki mümkün değil. Uzun vade için bugünden yapılacak işler, dünyadaki muhtemel ve müstakbel güç dengeleriyle ilgili öngörüler ve projeksiyonlar geliştirmektir. Tüm gelişmelere hazır olmak esastır.
Kısa vade, orta vade, uzun vade ifadeleri, herhangi bir zaman dilimine işaret etmiyor. Ondokuzuncu asrın orta vadesi, yirminci asrın kısa vadesi haline geldi, yirminci asrın uzun vadesi ise yirmi birinci asrın kısa vadesi haline geldi. Zamanın akış hızı arttı, gelişmeler çok hızlı, değişim baş döndürücü… Bunlar göz önüne alındığında, uzun vade dediğimiz süreç, çok da uzun olmayabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir