TEŞKİLATIN BATIYA DÖNÜK STRATEJİLERİ-1-

TEŞKİLATIN BATIYA DÖNÜK STRATEJİLERİ-1-
Teşkilat, batının geri dönüşü olmayan çöküş sürecine girdiğini düşünüyor. Bu süreci, batının kendisi geri döndüremeyeceği gibi, dünyanın da istese bile geri döndürme gücü olmadığına inanıyor. Bu kanaate ulaşmak için sayısız hesaplama, sayısız araştırma yaptı, artık bu kanaati üzerine stratejiler geliştirmeye başladı. Batı ile ilgili tüm stratejileri, batının çöküş sürecine net olarak girmiş olmasıdır. Eğer batı geçici bir kriz yaşıyorsa ve bu durum bir çöküş değilse, teşkilatın batıya dönük tüm stratejileri boşa çıkar.
Çöküş sürecine giren batı ne yazık ki hala dev bir cüsseye sahip. Tarihte bu durumun örneği yok, ilk defa bu kadar büyük bir cüsseye sahip olduğu halde çöken bir medeniyet var. Cüssenin büyüklüğü esas olarak iki alanda kendini gösteriyor, ekonomi ve ordu, özellikle de ABD ordusu. Çöken bir ülkenin ve medeniyetin ordusu dağılır, bu sebeple ordu konusu çok önemli değil, esas önemli olan mühimmat… Çok az sayıda askeri personel ile kullanılabilecek silah sistemleri ve stokları mevcut. Problemin yoğunlaştığı nokta tam olarak burası…
Cüssenin şiştiği diğer bir alan ise ekonomi… En yoğun krizi ekonomik alanda yaşamasına, bu alanda hızla gerilemesine rağmen, hala ekonomideki cüssesi çok büyük… Giderek hızlanan çöküş ekonomik büyüklüğünü tahmin edilemeyecek kadar hızlı şekilde eritecek fakat dünya ticaretinin birbirine bağlılığı o kadar ileri seviyedeki, batının ekonomisi hızla erirken dünya ekonomisinin de batıracak.
Problem, batının her alanda çökerken sahip olduğu silah ve mühimmatı kullanıp kullanmayacağında düğümleniyor. Soru şöyle sorulabilir; batı, çöküş sürecinin hangi aşamasında silah kullanır? Bir taraftan siyasi olarak zayıflıyor diğer taraftan ekonomik olarak çöküyor ama elinde tüm dünyayı yerle bir edecek kadar silah, silah sistemi, mühimmat var. Bu çok derin bir çelişki… Mevcut çöküş hızıyla devam ettiğinde yakın gelecekte ekonomik olarak fakirleşecek, siyasi olarak zayıflayacak ama dünyanın en büyük askeri gücü olmaya devam edecek… Böyle bir çelişkiden büyük patlamalar beklenmelidir.
Bu çelişki önce akıl sağlığını yok edecektir. Bu kadar derin çelişkiye rağmen akıl sağlığını koruyacağını düşünmek, eşyanın doğasına aykırıdır. Hem derin çelişkiyi yaşayacak hem de sağlıksız bir akıl ile hareket edecek olan batı, mutlaka dünyanın başına patlayacaktır.
*
Dünya aslında batıyı tasfiye edecek güce ulaştı, batı da zaten kendi içinde çöküş sürecini başlattı. ABD’nin ekonomik alanda yerle bir olması için bir aylık zaman kafi… Dünya elindeki dolar rezervini ABD’ye gönderse ve karşılığında mal ve hizmet talep etse ABD bir ay içinde sıfırın altına iner. Dünyanın bunu yapma gücü de var artık. Fakat ABD ekonomisinin (büyüklüğü dikkate alındığında) yerle bir olması, dünya ekonomisini de çökertir. Bu sebeple dünya kendi menfaatini düşünerek ABD’nin hızlı ve keskin şekilde çökmesini istemiyor.
ABD ve Avrupa’nın çöküşünün mümkün hale gelmesi, o çöküşün yönetilmesini gerektiriyor. Çöküşün mühimmat stoklarını ortadan kaldırmayacağı gerçeği, ince stratejileri şart kılıyor. Batının, kendisi çökerken dünyayı mahvetmesine müsaade etmemenin yolları bulunmalı. Batıya karşı geliştirilecek stratejilerin temelleri bunlar.
*
Teşkilat, batıya karşı stratejilerini dört alanda geliştiriyor, kültür, siyaset, ekonomi, ordu… Her alanda ayrı ayrı stratejiler geliştirirken, tüm stratejilerin de birbiriyle senkronize olmasına çaba sarfediyor. Stratejilerin tamamı, “büyük stratejiyi” oluşturuyor, batıyı tasfiye etmek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir