TEŞKİLATIN BATIYA DÖNÜK STRATEJİLERİ-5-

TEŞKİLATIN BATIYA DÖNÜK STRATEJİLERİ-5-
Son iki asırdır dünyaya hakim olan batı… Bu durum birçok konuda önemli ama bir noktada özellikle önemli… Dünyanın iki asırlık organizasyon kodları batının arşiv kasalarında… Bugünün dünyasını anlamanın yolu, batının bilgi ve arşivinden geçiyor.
Türkiye, Cumhuriyet döneminde Osmanlı arşivlerini kendi halkına açmadı fakat batıya açtı. Batı, özellikle de ABD, Osmanlı arşivlerini didik didik etti, kendi sisteminin büyük bir kısmını Osmanlı sisteminden ödünç alarak kurdu, birçok siyasetini Osmanlı tecrübesinden süzdü çıkardı. İhanetin büyüklüğü anlaşılıyor mu? Osmanlı arşivi bize (halka, bilim adamlarına) açılmadı ama batıya açıldı. Hatta batıya tren vagonlarıyla satıldı, hatırlayın İnönü döneminde Bulgaristan’a trenlerle gönderilen arşiv belgelerini.
Birkaç asırdan beri dünyayı batı yönetiyor. Birçok ülkeyle ve bölgeyle asırlık (yüzyıllık) anlaşmaları var. İslam dünyasının ayağa kalkması için bu kodların çözülmesi gerekiyor. Batı, İslam dünyasına o kadar derinden nüfuz etti ki, bizden bildiğimiz birçok insan batının kültür, bilim, sanat ajanı. Bizden bildiğimiz birçok kuruluş, batının öz müessesleri halinde çalışıyor.
Ülkelerin siyasi haritasından tutun da ekonomik kaynaklarına kadar tüm arşiv batıda. Mesela Türkiye veya Mısır’ın ekonomik haritası, doğal kaynaklarının rezerv haritası, bu ülkelerde öteden beri uygulana gelen politikaların esas sebebi gibi birçok konu batılı devletlerin, özellikle de İngiltere’nin kilitli kasalarında.
Bu arşivler o kadar sağlam koruma altındaki ulaşmak mümkün olmuyor. Mesela İngiltere elli yıllık periyotlarla arşivlerini açıyor, 1989 yılında açması gereken Lozan anlaşması, Atatürk dönemi, bu dönemdeki uygulamalar gibi birçok konunun arşivini açmadı. O tarihte açması gereken arşivleri açtı ama sadece Türkiye ile ilgili arşivleri açmadı. Düşünebiliyor musunuz işin vahametini?
İngiltere’nin açmadığı arşivlerin Türkiye ayağı, bilin bakalım nerede muhafaza ediliyor? Çok ilginçtir o arşivlerin Türkiye ayağı da açılmadı. Teşkilat o arşivlerin Türkiye ayağındakilerin büyük bir kısmını ele geçirdi ama hala tamamı ele geçmedi.
Mesele sadece Türkiye ile ilgili ve sınırlı değil. Türkiye’dekiler öyle ya da böyle ele geçer fakat İslam coğrafyasındaki her ülkenin esas arşivi batıda. Teşkilatın Türkiye’deki arşivlerle ilgili korkusu ise yok edilmesi.
İslam ülkelerindeki yirminci asır tatbikatları, anlaşmaları, batılı müesseseler, politikalar vesaire gibi milyonlarca sayfaya tekabül eden arşiv, batının kasalarında. Bunların herhangi bir şekilde ele geçirilmesi gerekiyor. Bu arşivlere ulaşamazsak birçok hamle boşa çıkacak.
Büyük diriliş, büyük hamle, büyük varoluşun siyasi güzergahı, bu arşivleri ele geçirmeyi gerektiriyor. Konunun ne kadar önemli olduğunu şöyle anlatalım; batı arşivleri şimdi açılsa, tüm İslam dünyası bir anda ayağa kalkar ve bir haftada içindeki tüm ihanet unsurlarını yok eder. O kadar büyük ihanet şebekeleri var, o kadar derine nüfuz etmiş ihanet projeleri var ki, en batıcısından en ateistine kadar o ihanetlere tahammül edecek kimse bulmak mümkün olmaz. Arşivler açıldığında direnenler sadece ihanet şebekelerinin mensupları olur.
Teşkilat hala bu işin yolunu bulamadı. Batı arşivlerini büyük hesaplaşmadan önce mutlaka ele geçirmek gerekiyor. O arşivler olmadan büyük hesaplaşma eksik kalır.
Batı arşivleri orta vadeye kadar elde edilemezse ondan sonra ihtiyaç kalmayacak. Çünkü orta vadeye varıldığında yeni bir dünya kurulmuş olacak, arşivlerin değeri kalmayacak. Fakat arşivler ele geçirilemeden orta vadeye kadar ulaşmak çok sıkıntılı olacak.
Batı, Osmanlı ile nihai hesaplaşmasını, Osmanlı arşivlerini ele geçirdiğinde yaptı. Osmanlı arşivlerini de, Osmanlıyı tasfiye eden Cumhuriyet rejimini kurduktan sonra ancak elde etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir