TEŞKİLATIN BDP VE PKK STRATEJİSİ

TEŞKİLATIN BDP VE PKK STRATEJİSİ
Teşkilat uzun süre Kürt sorununa siyasi çözüm aradı. Bu yaklaşım teşkilata pahalıya patladı çünkü Teşkilat bu güne kadar, Kürt sorununda yaptığı hatayı hiçbir konuda yapmadı. Hata, siyasi çözüm yaklaşımında değildi, siyasi çözümün formülasyonundaydı.
Teşkilatın yanlış hesabı şuydu; BDP ve PKK ile yapacağı görüşmeler üzerinden siyasi çözüm formülü üretmek ve bu formülü hayata geçirmek… Bu formülün uygulanması için yapılan görüşmelerin bir kısmı kamuoyuna yansıdı. Formül bir süre işe yarıyormuş gibi geldi, terör örgütü eylemlerini uzun bir süre durdurdu, görüşmeler konusunda iştiyak sahibi oldu. Ne var ki tam neticeye ulaşacakken görüşmeler kesildi.
Teşkilat nerede hata yapmıştı? Çok yönlü, çok ihtimalli, çok boyutlu düşünmeyi iyi bilen teşkilat, belki de ilk defa tek boyutlu (veya az boyutlu) düşünmenin cezasını çekiyordu. Kürt sorununu PKK ve BDP ile çözmeye çalışmak, sadece Kürt sorununu çözmek değildi, konunun başka boyutları da vardı. Teşkilat, bu konudaki “düşünce ve analiz hatasını” hala ders olarak okutuyor.
Kürt sorununu BDP ve PKK ile çözmenin, sorunun çözümünden başka birçok boyutu vardı, bunlardan en önemlisi, Akparti ile BDP’nin ideolojik haritalarındaki bazı özelliklerdi ki teşkilat tam olarak bu noktada hata yaptı.
Teşkilat Kürt sorununu PKK ve BDP ile çözmekten çekinmiyordu, kimle çözerse çözsün, eğer çözebilirse, güneydoğuyu ve Kürt halkını, en azından orta vadede kazanacaktı. Kürt sorunu çözülür, silahlar bırakılır, bölgeye barış hakim olursa, teşkilat, Akparti ve cemaatler eliyle Kürt nüfusun yüzde doksan yedisinin “sağlam Müslüman” olmasından hareketle, onları kendi merkezinde olmak üzere kazanacaktı. İhtiyacı olan tek şey, Kürt silahlı hareketini, her nasıl olursa olsun bitirmekti. Aslında formül teorik olarak doğruydu, terör bittiği takdirde Kürt halkı hızlı şekilde BDP ve PKK’dan uzaklaştırılabilirdi. Teşkilatın elindeki araştırmalar ve raporlar bunu gösteriyordu. BDP’nin aldığı oyun ciddi bir kısmı silah zoru, tehdit ve benzeri sebeplere dayanıyordu. Terör örgüsü olduğu, halkta ve arazide etkili olduğu müddetçe, Akparti ve cemaatlerin bölgede çalışması zorlaşıyor, sınırlı kalıyor ve tam bir netice almak mümkün olmuyordu.
Kürtler Müslümandı, birtakım siyasi hakları verildiğinde halk nezdinde problem çözülebilirdi. Sahaya barış hakim olduğunda da hem BDP hem de PKK eritilir, yok edilirdi. BDP ve PKK bu noktayı gördü, görmemesi imkansızdı çünkü bu bilgi “açık bilgi” olarak kamuoyunda dolaşıyordu. BDP ve PKK, Akparti iktidarı devam ettikçe, taleplerinin fazlasını bile elde etseler, çözüme yanaşmama kararı aldılar. BDP ve PKK, bundan önce hiç kabul edilmediği kadar taleplerinin kabul edileceğini bildikleri halde çözümü sabote etmeye başladılar. Çünkü bu yolda galip, mağluptu. BDP ve PKK, Akparti’nin razı olacağı taleplerin çok daha azına, mesela CHP veya MHP iktidarında çözüme yanaşırlar çünkü onların döneminde daha az taleplerinin kabul edilmesi halinde bile yapacakları anlaşma, kendilerine hayat hakkı tanıyacak, CHP veya MHP, Kürt halkını hiçbir zaman kazanamayacaktı.
BDP ve PKK bu durumu anladı ve geri çekildi, teşkilat ise onların bu durumu anladığını anladı ve geri çekildi. Bir müddettir iki taraf da yeni mevziler kazıyor, yeni projeksiyonlar hazırlıyor, yeni ittifaklar kuruyor.
*
Teşkilatın yeni projeksiyonu şu; askeri alanda PKK’ya karşı savunmayı güçlendirmek, siyasi alanda BDP’yi kuşatmak, Suriye, Merkezi Irak Hükümeti, Kuzey Irak Kürt Bölgesi ile gerçekleştireceği ittifaklar ile PKK’yı imha etmek…
Nasıl?
Suriye’de devrim tamamlanana kadar askeri savunma ve siyasi kuşatmayı etkili hale getirmeye çalışıyorlar, bu birinci aşama. Suriye entegrasyonu tamamlandığında (bu konuda “Teşkilatın Suriye Projeksiyonu” başlıklı yazımıza bakılabilir) ikinci aşamaya geçilecek. İkinci aşamada ya Irak merkezi hükümeti ile ittifak yapılacak veya Kuzey Irak Kürt Bölgesi yönetimi ile ittifak yapılacak. Irak’taki iki yönetim birbirine karşı koz olarak kullanılacak ve hangisi daha fazla teklif verirse onunla ittifak yaparak ikinci aşama yönetilecek. İkinci aşamanın sonunda Kandil ve Kuzey Irak’taki tüm PKK mevzileri, lojistik kaynakları, irtibatları sıfırlanacak. Üçüncü aşamada sınır içindeki tüm PKK unsurları temizlenecek, KCK bitirilecek ve Kürt halkına daha fazla siyasi hak verilerek, PKK, BDP, KCK’nın toplumsal altyapısı tüketilecek. BDP siyasi ve hukuki baskı altına alınacak ve anlaşmaya zorlanacak fakat Akparti’nin şartlarına boyun eğecek. Dördüncü aşamada parti ve cemaatler sahaya girecek ve Kürt halkı ile birlikte yaşamanın şartları, imkanları, çerçevesi oluşturulacak.
*
Gerçekleştirilebilir mi? Gelişmeler, projeksiyonun şartlarını oluşturuyor. En ciddi tehdit, Suriye devrimi ve entegrasyonu tamamlanana kadar PKK’nın eylem yoğunluğudur. PKK’nın eylem yoğunluğuna kamuoyunun dayanması gerekiyor. Bunun için büyük uğraşlar veriliyor. PKK da projeksiyonu bildiği için eylemleri sürekli tırmandırıyor. Türk dış politikasında birçok konu Suriye entegrasyonunu bekliyor. Suriye’de devrim ve entegrasyon gerçekleştiğinde, Türk dış politikası yeni bir ufka sahip olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir