MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-27-TEŞKİLATIN SEVK VE İDARE MAHARETİ-1-

TEŞKİLATIN SEVK VE İDARE MAHARETİ-1-
Teşkilatın sevk ve idare mahareti, idare edenlerin “idare etme özelliği”, idare edilenlerin de “idare edilebilir” olma özelliğidir. Sevk ve idare işinin sadece idarecilerle ilgili olduğu zannedilir, oysa idare edenlerin “idare etme” mahareti kadar, idare edilenlerin de “idare edilebilirlik” özelliğine bağlıdır. İdare edilebilirlik özelliği sıfır olan üyeleri, dünyanın en mahir idarecileri bile sevk ve idare edemez. Tabii ki insanların idare edilebilirlik özellikleri sıfırda değildir, az çok her insan idare edilebilirlik özelliğine sahiptir fakat unutulmamalıdır ki idare edilenlerin içinde problem çıkarmak isteyenler olduğunda, sevk ve idare etme işi fevkalade zorlaşır.
Sevk ve idare etmek bir teşkilat ve teşkilatlılık halidir, aynı şekilde idare edilebilirlik özelliği de teşkilat ve teşkilatlılık halidir. Teşkilatın ilk işi sevk ve idare maharetine sahip olanları idareci yapmaksa eğer ikinci işi de diğer üyelerini idare edilebilirlik özellikleriyle teçhiz etmektir. İdare edenlerle idare edilenlerin karşılıklı özellikleri aynı zamanda gerçekleşmezse, teşkilat kurulamamış demektir, kurulmuşsa eğer idare edilemez olmuştur. Çünkü sevk ve idare, teşkilatın ta kendisidir, bu maharete sahip olmayan kuruluş, teşkilat haline gelemez.
İdare etmek hakim olmak, idare edilmek ise mahkum olmak değildir. Hakimiyet ile mahkumiyet, idare üzerinden izah edilmez. Bu sebeple “idare edilebilirlik özelliği”, şahsiyetsizlik ifade etmez aksine yüksek bir şahsiyetin muhtevasında bulunur.
*
Teşkilat, liderliğe bağlıysa idare seçkinleri oluşur. Teşkilatın iyisi, liderliğe ihtiyaç duymaz. Teşkilatın liderliğe ihtiyaç duyması ile hedeflerine ulaşmak için halk nezdinde lidere ihtiyaç duyması farklı konulardır. İyi teşkilat, liderliğe ihtiyaç duymaz ama halk için tesirli bir liderlik çıkarabilir, çıkarmak isteyebilir. Halk için çıkardığı lidere, halkın teveccüh göstermesinden dolayı da mahkum olmaz, olmamalıdır.
Liderliğe bağlı olsun veya olmasın, idareci seçkin sınıfın oluşması, tabiatı gereği problemlidir. İdare maharetine sahip olanlar, liyakat ve ehliyet gereği idareci yapılmalıdırlar ama asla sınıf haline getirilmemelidir. Sınıf haline getirilmemesi için de, ne kadar iyi idareci olursa olsun, bazen idare edilenler safında bulunmalı, bulundurulmalıdır. İdare edilenler safında mesuliyetlerini yerine getirmeyen, getiremeyen, getirmekten imtina edenler, idareci yapılmamalıdır.
*
İyi teşkilatın kadroları, hem idare edebilirlik hem de idare edilebilirlik özelliklerine sahiptir. Her iki özelliğe birden sahip olan kadrolar, dünya tarihinde nadir görülmüştür, zirvesi ise sahabe-i kiramdır. Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin, ordu teşkil ederken, sahabenin mümtaz şahsiyetlerinden birini değil de, mesela Hz. Usame’yi (RA) kumandan tayin etmesi dikkat çekicidir. On sekiz yaşlarında olan Hz. Usame (RA), içinde Hz. Ebubekir (RA), Hz. Ömer (RA) gibi sahabenin güzidelerinin bulunduğu orduya kumandan tayin edilmiştir. Hz. Halid Bin Velid (RA) gibi bir kumanda dehasının da içlerinde bulunduğu orduya, tecrübesiz ve genç birini tayin etmesinin mühim sebep ve hikmetlerinden birisi de, sahabe kadrosunun hem idare edebilir hem de idare edilebilirlik hususiyetlerine sahip olması için yapılan bir tedrisat değil midir? O orduda nefer olarak bulunan Hz. Halid Bin Velid (RA), hem idare edebilir hem de idare edilebilir özelliklere sahipse, zaten o ordunun aynı zamanda kumandanı değil midir? Hz. Usame (RA), hem idare edebilir hem de idare edilebilir bir şahsiyet ise, emrinde bulunan kumanda dehası Hz. Halid Bin Velid’e (RA) fikrini sormadan orduya kumanda eder mi?
Sahabe-i Kiram, cemiyet kadrosu olarak tek misaldir. Zaten onların müderrisi de Hz. Resul-i Ekrem Aleyhisselatü Vesselam Efendimizdir. Cemiyet teşkili için fertlerde hangi hususiyetlerin lazım olduğu merak edildiğinde cevap, Sahabe efendilerimizdir. Sahabe-i Kiram’ın gözden kaçan en mühim hususiyetlerinden biri ise, idare edebilirlik özelliği ile idare edilebilirlik özelliğini şahsında cem etmesidir.
Bir teşkilatın seviyesi, üyeleri (kadroları) arasında idare edebilir özellikte çok sayıda insan olmasıyla ölçülür. İdare heyetini teşkil edecek sayıdan çok daha fazla sayıda kadrosu olan teşkilat, iyi teşkilattır. İdare heyetini oluşturacak kadar idare maharetine sahip kadrosu olan teşkilat, zayıf teşkilattır, o kadro imha edildiğinde veya eceliyle öldüğünde yıkılır. İdare heyetinden çok daha fazla sayıda idare maharetine sahip kadroya sahip olan teşkilatın ayakta kalabilmesinin tek yolu ise, kadrolarının hem idare edebilir hem de idare edilebilir olmasıdır.
*
Teşkilatlarda sevk ve idare maharetine sahip kadro sayısı arttıkça bölünmeler başlıyor. Lider çapında insanları istihdam edebilen teşkilatlar kurulamıyor. Her lider çapındaki adam ayrılıyor ve başka bir teşkilat kuruyor. Böylece her teşkilat zayıf, dayanıksız, kifayetsiz hale geliyor. Bu problemlerin sebebi ise kadroların hem idare edebilir hem de idare edilebilir olmamasındandır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir