TEŞKİLATIN STRATEJİK İSTİHBARAT DEVRİMİ-1-

TEŞKİLATIN STRATEJİK İSTİHBARAT DEVRİMİ-1-
Stratejik istihbarat çalışmaları çok zor, sayısız bilgi alanından bilgiyi toplanması ve bunların değerlendirilmesi gerekiyor ki, insan aklı dayanmaz. Bilginin çeşitliliği, sayısı, kıymeti ayrı ayrı değerlendirilmeli, her biri için ayrı formülasyonlar (veya denklemler) oluşturulmalı, sonra da bunlar arasındaki mimari örgü gerçekleştirilmelidir.
Stratejik istihbarat, istihbarat faaliyetleri içinde en önemlisidir. Önemli olması, biraz da zorluğundan kaynaklanıyor. Stratejik istihbarat çalışması her gizli servisin maharetle yapabildiği bir tür değil. Hepsi yapmaya çalışıyor, hepsi bu alana ciddiyetle eğiliyor ama hepsi aynı sonucu ve verimi elde edemiyor. Bir konuda, netice alacak stratejik istihbarat çalışması yapabilmek için binlerce denklem kurmak, bunlardan elde edilecek sonuçların sağlamasını yapmak, her denklemin sonuçlarıyla üst seviye yeni denklemler kurmak gerekiyor. Bu şekilde piramidi oluşturmak ve piramidin zirvesinde bulunan nihai sonucu (verimi) doğru elde etmek şart…
Teşkilat, stratejik istihbaratta yaptığı devrim ile bu hesaplama yöntemlerini değiştirdi. Değişiklik, bir taraftan bilgi miktarı ve çeşidini azaltırken diğer taraftan hesaplama (değerlendirme) yöntemlerini kolaylaştırdı. Başka istihbarat örgütlerinin altı ayda yaptığı bir stratejik istihbarat çalışmasını, bir haftada yapacak hale geldi. Evet, bu gerçekten bir devrim…
Yeni sosyoloji bilimi kurma teşebbüsü, stratejik istihbarat çalışmalarındaki devrimin en önemli ayaklarından birisi. Mesela sosyolojik süreçlerin ne kadar zamanda gerçekleştiğine dair hesaplamalar, müthiş imkanlar oluşturdu. On dokuzuncu asırdaki sosyolojik süreçlerin gerçekleşme zaman dilimleri, yaklaşık onda birine indi. Hala sosyolojik süreçlerin hızına dair hesaplama yapabilen bir bilimsel veya istihbarat kurumu yok. Oysa sosyolojik süreçlerin başlayıp bitmesi için ihtiyaç duyduğu zaman aralığı (yani sürecin gerçekleşme ve tamamlanma hızı), sosyal ve siyasal projeksiyonların oluşturulmasında, sosyal ve siyasal projelerin uygulanmasında çok önemlidir.
Sosyal matematik bilimi ile elde edilen verimlerden biri de, bir toplumda aynı zamanda kaç adet sürecin aynı anda varolabileceğini, farklı süreçlerin aynı zaman diliminde birbirini nasıl etkileyeceğini hesaplama imkanıdır. Bir sosyolojik süreci teşhis ve takip etmek kolay olabilir. Zor olanı, aynı anda, aynı toplumda birden çok sosyolojik süreci teşhis etmek, bunların birlikte nasıl gelişeceğini hesaplayabilmek, istediğiniz süreçleri başlatabilmek, istediğiniz sonuçları alabilmektir. Yeni sosyoloji bilimi, sosyolojik süreçlerin tabiatını analiz ederken, sosyal matematik bilimi de sosyal süreçlerle ilgili hesaplamaları yapma imkanı veriyor.
Anlattıklarımız fazla teorik kalıyor galiba. Özellikle de yeni bilimlerden, yeni yöntemlerden bahsettiğimiz gözönüne alınırsa gerçekten çok teorik. Ne yaparsınız ki bunun başka bir yolu yok. Bir konuyu teorik olarak anlayamayanlar, uygulama yapamazlar. Soyut düşünce yeteneğine sahip olmayanların bu konularla ilgilenmesi zaten imkansız.
Sosyal süreçleri takip etme yeteneği, bir teşkilatın elindeki en güçlü silahtır. Nükleer silah bile siyasette bu kadar etkili ve güçlü değildir. Sosyal süreçleri başlatabilmek ve yönetebilmek yeteneği ise hala hayal bile edilemiyor. Çok ağır bedeller ödenerek bazı sosyal süreçler başlatılabilse bile, o süreçleri kolaylıkla ve beceriyle yönetebilecek bilimsel altyapı hala kurulabilmiş değil. Gizli servislerin ve bilimsel çevrelerin bu alanlara ne kadar yatırım yaptığı bilinse önemi anlaşılır. Gelgelelim yatırımlardan istenen sonuçlar ve verimler elde edilemiyor. Teşkilatın başarısı da tam bu noktada ortaya çıkıyor.
Teşkilatın konu ile ilgilenmesi çok kapsamlı. Gizli servisler, iğneyi yanlış yerde arıyor, yanlış yerde aradıkları için de bulamıyorlar. Teşkilat doğru yerde mi arıyor? Hayır… Teşkilat iğne aramaya hiç başlamadı, o işe başladığında iğne üretmeye karar vermişti, aramaya değil…
Teşkilatın en büyük yeteneği, sentez yapabilmektir. Bir konuyla ilgisi olmadığı düşünülen bilgiler, öyle bir sentez kavrayışı ile ele alınıyor ki, çok önemli hale geliyor. Teşkilat, yeniçağın, “sentez çağı” olacağını düşünüyor. Çünkü bilgi o kadar çoğaldı ki, sentezlemekten başka yolu yok, sentezlemeden kullanma imkanı yok, sentezlemeden yeni bir şeyler üretme imkanı sınırlı.
Bilgiyi sentezlemek… İşte işin sırrı burada… Yeni sentez şablonları üretiyor, yeni sentez formülleri geliştiriyor, yeni sentez kıvamı keşfediyor. Stratejik istihbarat, özü itibariyle sentezleme işidir. Sentezleme yeteneğini geliştirenler yeniçağda söz sahibi olacaklar, diğerleri bilgide boğulacak.
Sentez konusunu ayrı bir yazıda inceleyeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir