TETKİK İLİMLERİNDE İHTİSASLAŞMA NASIL OLMALIDIR

TETKİK İLİMLERİNDE İHTİSASLAŞMA NASIL OLMALIDIR

(Terkip ve İnşa dergisi 7. sayı)

Batıdaki ve onun kötü bir kopyası olan Türkiye’de ihtisaslaşma, ilim adamı yetiştirmek yerine cahil yetiştirmeye başladı. Bir bilim (ilim değil) dalında ihtisaslaşan bilim adamı (mesela profesör), diğer tüm bilim dallarına körleşti. İhtisas sahalarının binlerce olduğu hatırlanırsa, bir profesörün ne kadar cahil olduğu mukayeseli olarak anlaşılır.
Yüzlerce bilim dalına ilkokul talebesi kadar uzak olmak, insanı bilim adamı yapabilir ama asla ilim adamı (alim) yapmaz. İslam’ın ilim telakkisi ve alim şahsiyet terkibi ile batı bilim telakkisi ve bilim adamı kişiliği arasındaki mühim farklardan birisi budur. Peşin olarak söyleyelim ki, hiç kimse bilgi müktesebatının artmasından dolayı birçok bilim dalında tahsil imkanı olmadığından bahsetmesin. Bu itiraz, sadece ataletin ve konforun neticesidir.
*

Bir ilim dalında ihtisaslaşmayı makbul görmek, o ilim dalının diğer tüm ilim dallarından müstakil bir bilgi sahası olduğunu kabul etmektir. Veya, her ilim dalının (bazıları daha yoğun olmak üzere) birbiriyle münasebeti olduğunu görerek bir ilim dalında ihtisaslaşmayı muteber görmek, en azından bilgi ve ilim telakkisini umursamamaktır. Bir ilim adamı, bilgi ve ilim telakkisini umursamadan ilimle münasebet kurmuş ve onu tahsil ve idrak etmiş olabilir mi?
Fikirteknesi külliyatı, ilimlerin tasnif haritasını hazırlarken yatay boyutta ilim mecralarıyla ana bilgi sahalarını tespit etmiştir. Bir ilim mecrası içindeki herhangi bir ilim dalında ihtisas yapmak, en azından o mecradaki terkip ilmiyle münasebet halinde bulunmayı, terkip ilminin altyapısı olan tetkik ilimlerindeki irtibat haritasını, böylece ilim telakkisini anlamayı şart kılar. Dört ilim mecrasıyla alakadar olmaktaki zorluk malumdur ama bir ilim mecrası içindeki tetkik ilimlerinden herhangi birisinde ihtisas yapmak, o mecradaki tüm ilim dallarıyla ilgilenmeyi, ana yapısını bilmeyi, bir terkip idrakine sahip olmayı gerektirir. İlim mecrasındaki tüm tetkik ilimlerinde ihtisas yapmak şartı olmasa da, her ilim dalını, terkip ilmine ulaşacak, ona vakıf olacak kadar tahsil ve idrak etmek elzemdir.
Her ilim mecrasının zirvesinde yer alan terkip ilmi, aynı zamanda ilim telakkisidir. Hiçbir ilim adamı, temelde ilim telakkisine vakıf olmadan, o telakkinin bir ilminde ihtisas yapamaz. İlim telakkisine vakıf olmayan bir ilim adamı, kaçınılmaz olarak farklı ilim telakkilerine savrulacak, böylece eklektik ilim anlayışına sahip olacak, böylece İslam ilim telakkisinden uzaklaşacaktır. Bir Müslüman, İslam’ın ilim telakkisinden bağımsızlaşarak alim olamaz, olmamalıdır, olmayı düşünmemelidir.
*
Oryantalist taarruzun sızdığı çatlakların birinci sebebi terkip ilimleri (ilim telakkisi de diyebiliriz) olmaması ise ikincisi de Müslüman ilim adamlarının İslam ilim telakkisine vakıf olmamalarıdır. İslam ilim telakkisini kuşanamayan Müslüman ilim adamlarının zihni evrenlerinde sayısız çatlak bulunmakta, oryantalist taarruz bu çatlaklardan sızmaktadır. Öyle ki “irfan” mefhumunun doğru tarifini bilmeyen ilahiyat profesörlerine rastlandığı vakadır.
ALİHAN HAYDAR
alihanhaydar@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir