TETKİK İLİMLERİNE DAİR

TETKİK İLİMLERİNE DAİR

Tetkik ilimleri, bilgi üreten, bilgiyi keşfeden, bilgiyi arayan ilimlerdir. Tetkik ilimleri, şube şube terkip ilimlerinin altında mevzilenir. Tetkik ilimleri, bir taraftan “ilim maluma tabiidir” ölçüsünün peşinden gitmek ve eşyanın hakikatine nüfuz etmektir, diğer taraftan, terkip ilimlerinin inşa ettiği mana mimarisini gerçekleştirecek mühendislik işlerini yapmaktır. Aşağıdan yukarıya doğru keşfetmek, üretmek, manalandırmaktır, yukarıdan aşağıya doğru, mananın suretini inşa etmek mana bütünlüğünün bilgi malzemesini temin etmek, mananın hayatta “gerçekleştirilmesi” için ihtiyaç duyulan manivelaları temin etmektir.

Tetkik ilimleri, terkip ilimlerinin tatbik ilimleridir. Tatbik ilimlerinin ise kaynağıdır. Terkip ilimlerinde mana kazanan, mana haritasında yeri tespit edilen bilgiyi, hikmet sarayının inşasına elverişli malzeme haline getirmektir. Hikmet sarayının mimari planında ihtiyaç duyulan malzemeler üretmektir.

***

Tatbik ilimleri, hikmet sarayında nasıl yaşanacağını gösterir. Tetkik ilimleri tarafından tatbik edilebilir hale getirilen bilgileri, hayatta gerçekleştirir. Tetkik ilimleri, mananın suretini inşa eder, manayı ilmi çerçevede gerçekleştirir. Tatbik ilimleri ise ilim haline gelen, ilmi bilgi mahiyeti kazanan, doğruluğu test edilmiş bulunan bilgiyi hayatta gerçekleştirme vazifesini deruhte eder. Tetkik ilimleri, mananın ilk “gerçekleştirilmesi” ile, tatbik ilimleri ise mananın son “gerçekleştirilmesi” ile vazifelidir.

***

Mana kullanılmaz, tüketilmez, hayatta gerçekleştirildiğinde miadı dolmuş olmaz. Bu sebeble tatbik ilimleri “manayı” gerçekleştiremez, gerçekleştirmeye çalışmamalıdır. Çünkü tatbik ilimleri son kullanım tarihi gelen malzemeyi hayata saçar. Tetkik ilimlerinin temel vazifesi de tam bu noktada ortay çıkar. Mana ile malzeme arasında bulunan mühendisler… Yani mimar ile usta arasındaki mühendisler…

Meseleye yukarıdan aşağıya doğru bakıldığında; terkip ilimleri “mana ilimleri”dir. Tetkik ilimleri manayı bilgiye tahvil eden, bilgiyi kullanabilir halde zarflayan, onlara suret inşa eden ilimlerdir. Tatbik ilimleri de bilgiyi hayatta gerçekleştiren ve tüketen disiplinlerdir. Terkip ilimleri “mana ilimleri” olduğu için zamanüstü bir meşgaleye sahiptirler. Manayı en başta zamandan korurlar. Tetkik ilimleri, manayı zaman içine alır, “gerçek” ile irtibatını kurar ve kullanabilir hale getirir. Bütün bunları yaparken, terkip ilimlerinden emanet aldığı “manayı” her türlü faaliyetinin merkezine yerleştirir, yaptığı her işten o mananın tütmesi beklenir. Asla manayı katlederek suret inşa etmesine müsaade edilmez. Mananın zaman içine alınması, uzay aracının atmosfere girmesindeki sarsıntıya benzer, o bariyer aşılırken ciddi zayiatlar verilebilir. Bu sebeple her terkip ilimlerindeki allamelerin hem de tetkik ilimlerindeki alimlerin ehil olması ve azami dikkat sarfetmesi şarttır.

*Müsbet İlimler Mecrası ve Batı

Müsbet ilimler mecrası, batının pozitif bilim mecrasındaki yoğunluğundan dolayı, belki de tarihinde en ileri noktalara ulaşmıştır. Makro fizik ile ulaştığı ufuk, mikro fizikle ulaştığı derinlik fevkalede… Muhtemelen batının insanlığa tek katkısı, müsbet ilimler mecrasında gerçekleştirdiği son bir kaç asırlık hamleler ve aldığı mesafelerdir.

***

Batının pozitif bilim anlayışındaki “nesnel bilgi” iştiyakı, temelde doğrudur. İslam irfanının “Eşyanın hakikati her neyse odur” veya “ilim maluma tabidir” ölçüsüne uygun görünüyor. Fakat bu uygunluğun sağlanabilmesi için insandaki idrak kaynaklarının tamamını kullanma şartı var.

***

Müsbet ilimler mecrasında, “ilim maluma tabidir” ölçüsü hakimdir. Bu mecra zihni-akli havzada akar. Kalbi-ruhi havzada eşyanın hakikati müşahade edilir.

 

*Tekevvün İlminin Tetkik İlimleriyle Münasebeti

Tekevvün ilmi, varlık ilimlerinin yani müsbet ilimler mecrasının terkip ilmidir. Müsbet ilimler, tekevvün ilminin tetkik ilimleridir. Müsbet ilimlerin ürettiği bilgilerin tatbik edilmesi için “tatbik ilimleri” mevcuttur. Bunların toplamı, tekevvün ilmi çatısı altında toplanır ve onun mütemadi murakabesine tabidir.

Tekevvün ilmi tetkik ilimlerinden (müsbet ilimlerden) elde edilen bilgileri yoğurur, mana mimarisini kurar ve terkip eder. Tetkik ilimlerinde keşfedilen bilgileri, başıboş bırakmaz, her ilmin kendi sahasında kalmasına müsade etmez, bilgilerin (ve ilimlerin) birbirinden bağımsızlaşmasına rıza göstermez. Neticede tüm müspet ilimlerin aynı temel bahis ile ilgilendiklerini, elde ettikleri bilgilerin merkezi konusunun aynı olduğunu, ilimlerin birbirinden ne kadar farklılaşırsa aynı istikamete yöneldiğini bilir. Bu sebeple, bilginin muayyen bir merkez ekseninde mimari olana ihtiyacı olduğunu kabul eder.

METİN ACIPAYAM

metinacipayam@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir