Turistler, Maldivler’e ‘kaçarken’, İHH’nin Gönül Erleri Kardeşliğe Yelken Açıyor

Turistler, Maldivler’e ‘kaçarken’, İHH’nin gönül erleri kardeşliğe yelken açıyor…

COLOMBO / SRİLANKA.

İnsanî Yardım Vakfı İHH’nın Srilanka’daki yardım ve eğitim faaliyetlerini yerinde takip etmek, yardımları yerine ulaştırmak ve yeni çalışmaların önünü açmak amacıyla 5 kişilik kafilemizle Srilanka’dayız.

Kafilemizde yüreği Müslümanların dertleriyle atan Antalya’dan Recep Batu kardeşim, İstanbul’dan heyecanlı ve genç kardeşlerim Alpaslan Öngel ve Muhammed Salih Sazak ile kafile başkanımız ve İHH’nın çalışmalarının Güney Asya sorumlusu, bölgeyi karış karış bilen, aynı anda bizim işlerimizle ilgilenirken, Hindistan ve Arakan ekibinin çalışmalarını da Srilanka’dan yönlendiren Bangladeş’li Münevver Hüseyin kardeşim yer alıyor.

TURİSTLER MALDİVLER’E, İHH’NIN GÖNÜL ERLERİ KARDEŞLİĞE

THY uçağımız Srilanka’nın başkenti Colombo’ya varmadan önce Maldivler’in başkenti Male’ye iniş yapıyor: Çoğunluğu Batılı turistlerden oluşan yolcuların büyük kısmını Maldivler’de boşaltıyor. Ardından Colombo’ya doğru yoluna devam ediyor.

Maldivler’de inen turistler arasında hatırı sayılır miktarda Türk turist de var. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden olmalarına rağmen neredeyse hepsi de hem fit ve ‘sportif’ beden yapıları, hem de turistik ve spor giysileri ile bir tornadan çıkmış gibiler sanki!

Maldivler, ‘seküler hacılığın’ en ‘kutsanan’ turizm mekânlarından biri. Maldivlerde inen turistlerin hepsinde, turizm üzerinden gerçekleştirecekleri seküler arınma yolculuğunun izlerini görmek mümkün.

Sadece kendi hayatlarını yaşayan, hazlarının izini süren, dünyanın sorunlarına duyarsız, türdeş, tuhaf bir insan türü bu.

5 GÜN SÜRECEK YORUCU SRİLANKA YOLCULUĞUMUZ…

İHH ekibiyle güneyden kuzeye, doğudan batıya uzanan, bütün Srilanka geneline yayılan, 5 gün sürecek bir hayli yorucu bir turumuz olacak.

Muson yağmurlarının hattında olduğu için Srilanka yemyeşil bir ada. Tabiat harika. İnsanları da.

‘SERENDİB’ DİYE BİR RÜYA’NIN İZİNİ SÜRMEK…

Başkent Colombo’ya indiğimizde bizi Cemaat-i İslâmî’nin Srilanka genel sekreteri Muhammed Refik kardeşim karşılıyor. Otelimize doğru yol alırken bize Srilanka hakkında, Müslümanların durumuna dair ilk bilgileri veriyor…

Ve bizi akşam, iftar için Cemaat-i İslâmî’nin buradaki yardım, eğitim ve diğer sosyal faaliyetlerinin şemsiye teşkilatı ve İHH’nın Srilanka’daki partner kuruluşu Serendib Vakfı’na götürüyor…

Serendib, Srilanka’ya, Yemen’den gelerek yerleşen Müslümanların verdikleri isim. Müslümanlar, Serendib isminin buradaki Müslümanların tarihî, kültürel ve sosyal kimliklerinin en önemli göstereni olduğu için Serendib’i yaşatmaya özel bir gayret gösteriyorlar.

Serendib Vakfı’na gittiğimizde, binanın alt katlarından birinin büyükçe bir kitapçı dükkanı olduğunu görünce Muhammed Refik’e, ‘Burayı mutlaka keşfedeceğiz değil mi?’ diye sorarak heyecanımı, sevincimi iletiyorum.

SİRİLANKA’DA RAMAZAN VE KARDEŞLİK ŞUURU

Türkiye ile Srilanka arasında 2,5 saat farkı olmasına rağmen Srilanka Ekvator hattında olduğu için iftar vakti, saat 18.30 civarında giriyor burada; dolayısıyla bu mevsimde Srilankalı Müslümanlar bizden yaklaşık 4,5 saat daha az oruç tutmuş oluyorlar.

Bütün bir Hint altkıtasında ve hinterlandında, Müslümanlar, önce mütevazı bir iftarla oruçlarını açıyorlar, ardından akşam namazını kılıyorlar, daha sonra da gerek duyarlarsa iftar yemeği yiyorlar.

Aslında Ramazan’ın ruhuna da, sünnet-i seniyye’ye de daha uygun bu iftar. Srilanka’nın nüfusunun % 10’u Müslüman olduğu için, Müslümanlar arasındaki dayanışma, yardımlaşma ve kardeşlik ruhu yüksek burada.

Bu ruhun özellikle Ramazan’da doruk noktasına çıktığını, gençlerin, yaşlıların, her yaştan insanın birbirleriyle ilişkilerine, aralarındaki muhabbetin derinliğine geriden, alıcı gözle, derinlemesine bakınca görebilmek mümkün oluyor. O yüzden İslâmî duyarlıkları, kardeşlik ilişkileri bir hayli gelişkin Srilanka’lı Müslümanların.

KİTABEVLERİNİN ZENGİNLİĞİ, SRİLANKALI MÜSLÜMANLARA DUYDUĞUM SAYGIYI VE MUHABBETİ ARTIRIYOR

Serendib Vakfı’nda yer sofrasında yaptığımız mütevazi iftardan ve gençlerle birlikte kıldığımız akşam namazından sonra soluğu kitapçıda alıyorum hemen.

Devâsâ bir kitabevi burası. Kitapların çoğunun Arapça olduğunu görünce ne kadar sevindiğimi anlatamam.

Oysa hemen Hint Okyanusu’nun öte yakasındaki Tanzanya’da ve Zenzibar’da kitapçı bulmak için karış karış dolaşmak zorunda kalmıştım ama doğru düzgün bir kitapçı bulamayınca moralim bir hayli bozulmuştu.

Zira kitabevlerinin niteliği, bir ülkenin ya da şehrin kültürel iklimi, entelektüel düzeyi hakkında fikir veren en önemli göstergelerden biridir, bana göre.

Srilanka’nın başkenti Colombo’da ilk karşılaştığım kitapçıdaki kitapların çeşitliliği biraz da görece güçlü bir İslâmî hareketin, Cemaat-i İslâmî’nin varlığından kaynaklanıyor.

Klasik metinlerin çoğu mevcut kitapçıda. Heybemi doldurur doldurmaz, kitaplara dalmak için otelde alıyorum soluğu hemen.

Otele giderken yol boyunca çok sayıda kitapçı görünce, Srilanka’daki Müslümanlara sevgim, saygım ve muhabbetim -deyim yerindeyse- ‘tavan yapıyor’.

Açıkçası, Srilanka’da daha ilk gün çifte bayram yapıyorum…

Yarınki yazıda, insana ‘iman tazelettiren’ dağ yolculuğumuzu, İHH’nın dünyanın dört bir tarafında yaptığı faaliyetlerle küresel bir İslâm kardeşliğinin, ümmet şuurunun yapıtaşlarını nasıl döşediğini, buradan nerelere gidebileceğimizi yazacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir