TÜRKİYE’NİN AFRİKA’DAKİ ÜSSÜ, SOMALİ

TÜRKİYE’NİN AFRİKADAKİ ÜSSÜ, SOMALİ
Somali, kuraklığın, açlığın ve belki de en kötüsü iç savaşın kavurduğu ülke… O kadar fakr ve acz içindeki, değil problemlerini kendi kendine çözmek ve ihtiyaçlarını karşılamak, düşünmeye bile mecali yok. Bir ülke bu hale gelebilirmiş…
Ülkenin içinde bulunduğu durum duyulur duyulmaz Türkiye yerinden sıçradı. İnsiyaki olarak sivil toplum kuruluşları harekete geçti. Hükümetin ve başbakanın hususi alakası ise ülkede seferberlik havası oluşturdu. Gerçekten âlicenap ve asil bir millet.
Bütün bunlar ve çok daha fazlası kamuoyunda biliniyor, bizim konumuz başka…
*
Hükümetin Somali’ye gösterdiği alaka, yardımdan ibaret değil. Çok daha fazla konuyu ihtiva eden bir alaka görüyoruz. Büyükelçilik açmak, TOKİ ile ülkeyi imar etmek, yatırımlar planlamak, iç savaşı sona erdirecek teşebbüslerde bulunmak ila ahir. Meseleye sathi bir kavrayışla (yani Kemalist açıdan) bakıldığında para ve emeğin boşa harcanacağını söylemek mümkün.
Dış ticaretinizin sıfıra yakın olduğu bir ülkeye büyükelçilik açmak hangi gerekçeyle izah dilebilir? Ülkenin ciddi stratejik bir değeri olduğunu da söylemek kabil olmadığına göre… TOKİ tarafından inşa edilecek olan meskenleri maliyetinin altında bile satmak mümkün olmayabilir. Zaten ülke ekvator kuşağında olduğundan dolayı çadırda bile yaşamak mümkünken ve en önemlisi insanlar gıda gibi birinci derecede zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılayamazken mesken almaları beklenmez değil mi? İç savaşın olduğu bir ülkede ise yatırım yapmak, bırakın karlılığı, akıl karı değil. Ne kaldı geriye? Laikler ve Kemalistler için koca bir hiç… Müslümanlar içinse Allah rızası…
Durum gerçekten böyle mi yoksa hükümetin alakasının bu gün için görünmeyen başka bir nihai hedefi mi var? Kabinede arkadaşımız olmadığına ve dünyadaki büyük istihbarat teşkilatlarından birinin de başında bulunmadığımıza göre hükümetin nihai hedefini bilme imkanımız yok. Öyleyse Türkiye ile Somali arasındaki münasebetlerin stratejik seviyeye çıkarılmasını mümkün kılacak ihtimalin peşine düşelim. Görebildiğimiz kadarıyla iki ihtimal var. Birincisi, Somali’yi Afrika kıtası için üs haline getirmek, diğeri ise dışarıda bir model inşa etmek…
*
Somali’yi Türkiye’nin Afrika’daki üssü haline getirmek… Somali’nin içinde bulunduğu olumsuzluklar, üs yapılmak için fevkalade imkanlar oluşturuyor. Türkiye’nin ve başbakanın İslam coğrafyasındaki itibarı en büyük sermayedir. Türkiye ciddi bir çalışmayla Somali’deki iç savaşı bitirebilir. Türkiye’nin iç savaşı bitirmesi, ülkeye sahip olması demektir.
Yatırım maliyetlerinin düşük olması, ülkenin imar edilmesini kolaylaştırır. Başka herhangi bir ülkeye yapılacak yardımın onda biri Somali’ye yapıldığında, hesaplanamaz tesirleri olur. Bu güne kadar yapılan ve bundan sonra yapılacak olan yardımlar, Somali halkını Türkiye’ye kalbinden bağlar. Kalbi bağlılık, karındaşlıktan bile ileri ve sağlamdır. Türkiye, Somali’yi biraz kendine getirdiği anda, Afrika’da ilk eyalet oluşmuş demektir. Bu kadar az maliyetle bu kadar büyük netice alınabilecek şu anda başka bir ülke yok. Afrika’ya bir Afrika ülkesi ile girmek doğru bir stratejidir. Somali’nin üs haline getirilmesi ve bir model inşa edilmesi, Afrika’da, Türkiye için hayal bile edilemeyecek ufuklar açar.
*
Hususi olarak Afrika’ya, umumi olarak da dünyaya sunulacak olan bir model inşa etmek. Büyük devlet olmak, dünyayı veya dünyanın büyük bir bölgesini idare etmek iddiası, kendi ülkesinde emsal teşkil edecek bir model inşa etmeyi gerektirdiği kadar, kendi dışında da emsal alınacak bir model inşa etmeyi gerektirir. Başka bir ülkede model inşası daha önemlidir. Zira kendi ülkesinde güzel bir model(!) üreten ülkelerin başka ülkelerde sadece müstemleke modelleri ürettiğine son birkaç asırlık zaman laboratuarı şahitlik etmektedir.
Büyük devletlerin tamamının “harici ülke modeli” var. “Harici model” dünyaya sunmak istediği her şeyi sergilediği fuardır. Siyaset, hukuk, ilim, sanat, fikir, model, medeniyet, kültür, hayat hatta adab-ı muaşeret… (Yerimiz dar, az sözümüz çok anlaşılsın).
Zamanın çok hızlı aktığı bir çağdayız. Ve bu çağın, devasa değişimlerin hamilelik sürecindeyiz. Türkiye, harici modelini inşa etmek için kendi içindeki problemlerin bitmesini bekleyemez. Her iki cephede de seferberlik ilan etmelidir.
Somali, “harici model” inşası için fevkalade müsait. Yazının girişinde saydığımız olumsuz durumlar, yeni bir model inşası için fırsat. Ülkenin tamamında bir hükümet yok. Her bölgede bir yönetim… Türkiye Somali’ye ciddi ve büyük bir projeksiyonla gittiğinde tüm tarafları aynı iklimde buluşturabilir. Hem iç savaşı bitirmiş olur hem de savaşın taraflarını barıştırmanın hacimli çerçevesini oluşturur. Afrika, aklı gözünde olacak kadar acz içinde. Güzel bir model inşa etmek, Afrika’yı fethetmektir.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir