UKRAYNA GÜNLÜKLERİ-(06.03.2014)-İÇ SAVAŞ ÇIKAR MI?

UKRAYNA GÜNLÜKLERİ-(06.03.2014)-İÇ SAVAŞ ÇIKAR MI?

ABD dünya kabadayılığından vazgeçemiyor, her ne kadar dünya kabadayılığına devam edecek gücü kalmasa da, bir anda vazgeçmesi mümkün görünmüyor. “Tamam, ekonomik kriz yaşıyorum, savunma bütçemde kesinti yapıyorum, asker sayımı azaltıyorum, dışarıdaki askerlerimi anavatana çekiyorum ama neticede dünyanın tek süper gücüyüm, ben varken bu kadar pervasız hareket edemezsin” mealinde şeyler söylüyor, satır aralarında. ABD tabii ki bir anda dünyadaki tüm iddialarından vazgeçemez, ne haliniz varsa görün diyemez. Bu mesele en azından bir gurur mevzuudur ve fakir de olsa gururlu bir süper güç var. Esprisi bir tarafa, ABD’nin gerçekten de ciddi bir gücü kalmadı ve yurt dışı askeri operasyon yapacak halde değil. Buna rağmen bir anda cepheden çekilmeyi kendine yediremiyor ve AB’den çok daha sert tepkiler veriyor. Veriyor da ne oluyor? Rusya tınlamıyor, takmıyor, hatta gevezelik babından şeyler yapıyor.

AB ülkeleri ise ABD kadar bile tepki gösteremiyor. Gösteremezler çünkü AB ülkeleri hem ABD kadar güçlü değiller hem de Rusya’ya doğrudan ihtiyaçları var. ABD, AB ülkelerini en az kendisi kadar sert tepki vermeye ikna edemezse, kendisi de yumuşayacak ve AB’ye, ne haliniz varsa görün diyecek. Tabii ki bunu “resmi olarak” hiçbir zaman demeyecek ama kapalı kapılar arkasında “canınız cehenneme” demekten de kaçınmayacak.

Basın toplantısında tedirgin görünen Putin, batının tepkisinin diplomatik ve ekonomik alanda kalacağını anladığı her saniye rahatlıyor. Zaten yaptığı hamle, batının tepkisinin fazla sert olmasına fırsat da vermiyor. Sadece Kırım’a asker sevketti ve orada durdu, Ukrayna’nın içlerine doğru hareket etmiyor. Durduğu nokta, batının sert tepki vermesine manidir, sadece Kırım için batının vereceği tepki sınırlı kalacaktır. Ne var ki Putin, Kırım’da Rus askerinin varlığı kanıksandıktan sonra hala kriz çözülememiş olursa ilerlemeye başlayacaktır. Yine ilerlemesi büyük adımlarla değil, başta olduğu gibi küçük adımlarla olacak, her adımın küçüklüğü batıyı sert tepki ve tedbirlerden alıkoyacaktır.

Rusya’nın bu stratejisinin batı tarafından anlaşılmayacağını söylemiyoruz. Şu anda bile Rusya’nın nasıl bir strateji takip edeceği konuşuluyordur ve bu ihtimal masanın en mutena köşesinde yerini almıştır. Buradaki önemli nokta şu; batı, başlangıçta kamuoyuna açıklamayacağı bir kırmızı çizgi çizmiştir, Rusya ilerlemeye başladığında ise bu kırmızı çizgiyi deklare edecektir.

Batının kırmızı çizgisi nerededir? Büyük ihtimalle batının kırmızı çizgisi, Ukrayna’nın doğusunda kalan ve Rus nüfus ile Rusya taraftarlarının yoğun olduğu bölgenin batı sınırıdır. Büyük ihtimalle Rusya da oraya kadar ilerleyecek ve orada duracaktır. Meseleye böyle bakıldığında, Ukrayna’nın çoktan ikiye bölündüğü ve AB ile Rusya tarafından paylaşıldığı görülür.

Peki mesele bu kadar mı, yani Rusya’nın ilerleyeceği sınır ile batının askeri seçeneği masaya koyacağı kırmızı çizgisi aynıysa ve Rusya oraya vardığında duracaksa, Ukrayna ikiye bölünerek konu kapatılacak mı? Rusya ve AB için bu formül gayet makul görünüyor ama başka bir faktör daha var, onlar ne diyecek? Ukrayna’daki yerel güçler, ülkenin bölünmesine razı olacak mı? Razı olmadığı takdirde Rusya taraftarları Rusya’yı, batı taraftarları da AB ve ABD’yi harekete geçirebilecek mi? Bu sorunun cevabı “evet” olduğu takdirde Ukrayna hızlı şekilde iç savaşa sürüklenir.

İç savaş böyle çıkabilir ama başka bir ihtimal daha var iç savaşı başlatacak… O ihtimal, Rusya’nın kırmızı çizgisi ile batının kırmızı çizgisinin üst üste gelmemesi… Bu ihtimalde batı, Rusya’nın ilerlemesini, savaş açarak önlemeyi düşünmeyeceği için, kendi taraftarlarını silahlandırarak Rusya’ya karşı bir direniş hareketi başlatmayı düşünecektir.

Kimse Ukrayna üzerinden batı ile Rusya arasında savaş çıkmasını beklemesin. Mesele savaş aşamasına ancak, iç savaş şeklinde gelir. Rusya ve batı, Ukrayna’da, taraftarları üzerinden bir savaş yürütür, kaybeden ise mutlaka Ukrayna olur.

*
Ukrayna’da, Rusya ile batı arasında bir iç savaş başlarsa, Ukrayna sınırlarında kalmayacağı unutulmamalıdır. Batı, Rusya federasyonunu teşkil eden özerk cumhuriyet ve bölgelere kadar nüfuz etmek isteyecek, oralarda Rusya’ya karşı direniş hareketlerini destekleyecek, kışkırtacak, yenilerini başlatacaktır. Rusya bu dezavantajına karşılık batıya yönelik bazı araçlar arayacak, ABD askerlerinin bulunduğu tüm ülkelerde mesela İslami direniş örgütlerini destekleyecektir.

Rusya’nın içindeki özerk bölge ve cumhuriyetlerin kahir ekseriyeti de Müslüman olduğu için, her iki taraf da birbirine karşı Müslüman gurupları destekleyecek, direnişçileri harekete geçirmek isteyecektir. Rusya ile batının, Ukrayna’da başlayacak olan “düşük yoğunluklu savaşın”, Ukrayna dışındaki fedailerinin Müslümanlardan seçilecek olması, bizim için dikkatle takip edilmesi gereken bir meseledir.

Tabii ki Rusya ve batının tetikçileri olmayacağız. Fakat bu durumun bazı mevzilerde ciddi imkanlar oluşturacağı, mevzi zaferler için önümüze gelen fırsatları dikkatli şekilde değerlendirmemiz gerekeceği açıktır. ABD, Rusya federasyonu dışındaki Rusya menfaatlerine de zarar vermek için mesela Suriye’de muhalefeti desteklemek istediğinde, zaten savaşta olduğumuz o mevzide bu yardımı reddetmemiz gerekmez. Bunun gibi, mesela Afganistan’da Rusya’nın Müslüman direnişçilere destek vermesi ihtimalinde, zaten savaşta olduğumuz için bu yardımı kabul etmekle Rusya’nın tetikçiliğini yapmış olmayız. Kısacası, Müslümanlar her mevzii için meseleyi soğuk kanlılıkla değerlendirmeli, kendi mücadeleleri için faydalı olacak yardımları dikkat ve titizlikle kabul etmelidir. Ukrayna’da başlayacak olan bir iç savaş, Müslümanlar için birçok fırsatı önlerine getirecektir. Mısır’da İhvan’ın, ABD ve İsrail kuklası askeri rejime karşı Rusya’nın teklif edeceği yardımı reddetmesini gerektirecek bir sebep yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir