YAKINDA ABD ASKERLERİ ÜLKELERİNE BİLE DÖNEMEYECEK

YAKINDA ABD ASKERLERİ ÜLKELERİNE BİLE DÖNEMEYECEK
Afganistan’dan gelen haberler dikkat çekici. Sadece ABD değil, tüm NATO güçleri yeniliyor, hem de fena bir hezimetle. Bu Afganistan harika bir ülke… Yirminci asrın başlarında İngilizler’i, aynı asrın sonlarına doğru Sovyetleri ve yirmi birinci asrın başında da tüm batı güçlerini (NATO) yeniyor. Düşünebiliyor musunuz, toplam bir asır içinde dünyanın farklı üç süper gücünü yendi. Bu nasıl bir şereftir böyle…
Uzun zamandır NATO’nun Afganistan’da başarısızlığa uğradığı konuşuluyordu fakat son gelen haberler, başarısızlık merkezinde değil, mağlubiyet merkezinde değerlendirmeler şeklinde. Açığa çıkan gizli yazışmalar böyle söylüyor, kaldı ki yetkililer de zaten açıkça NATO’nun artık Afganistan’da başarılı olamayacağını beyan ediyor. Belli oldu ki artık NATO ve ABD Afganistan’da hedefine ulaşamayacak.
Öyleyse ne yapacak? Afganistan’dan kaçamadığına göre ne yapacak? Kaçmayı onuruna (hala onurdan bahsetmelerine sinirleniyorum) yediremeyeceğine göre ne yapacak?
Kaçmayacak, kaçamayacak, önce onurundan dolayı kaçamayacak, sonra da kaçacak hali kalmayacak. İlginçtir, insan psikolojisi gücü varken onuruna yenilir, gücü kalmadığında ise zayıflığına yenilir. “Doğru” olanı yapmak gibi bir derdi olmayanlar “kuru onur” gibi dertler ediniyor.
Asalet ve kudret bittiğinde hala onurdan bahsedenler, aslında onurlu değiller, sadece onur budalası haline geliyorlar. ABD’nin Afganistan’daki durumu tam olarak bu, onur budalalığı…
Kuru onur, ayak bağıdır ve doğru yapmaya mani olur. Stratejik gereklilik ABD’nin bir an önce askerlerini Afganistan’dan çekmesini gerektiriyor fakat adamlar “kuru onur sıtmasına” tutuldular, hem kendi askerlerinin ölmesine sebep oluyor hem de oradaki yerli halkı katlediyorlar. Onura bakar mısınız?
Kaçamayacaklar. Onur, cephedeki askerlerin kendilerini cepheye zincirlemesi gibi bir şeydir. Onurun son kırıntılarını yaşadıkları bu dönemde, kaçamazlar. Onur, en fazla kaybedilmeye başlandığında kıymet kazanır ki, ABD tam olarak o dönemindedir. Bu gün onur derdiyle yaptıkları hataları, on yıl sonra, “tam bir ahmaklık” diye anlatacaklar birbirine. Fakat bu günkü “duygu dünyaları” onur ile o kadar meşgul ki, onurluluk ile ahmaklık arasındaki sınırı göremez hale geldiler.
Afganistan hakikaten çok büyük ihsanlara sahip… Dünyanın üç süper gücünü hesaba çeken, onların ordularını değil onurlarını tepeleyen bir ülke. Ne mutlu onlara ki, bir asır içinde dünyaya hakim olan üç süper gücün onurlarını ayakları altına aldılar. Düşünün, dünyanın en kibirli, onurlu! üç süper gücün onurunu ayakları altında çiğnemek ne büyük şereftir.
ABD, kendi diliyle söyleme gerekirse “onurlu bir çıkış” yolu bulduğu anda Afganistan’dan çekilecek. Fakat mücahitler, Sovyetler Birliği, ordusunu çekmek için ateşkes istemişti de, kabul etmemişler ve Sovyet ordusuna en büyük kayıpları onlar çekilirken vermişlerdi. Aynı şekilde ABD ve NATO’da en büyük kayıplarını orduyu çekerken verecek. Çünkü Afgan halkı, bunların ateşkes teklifine de “hayır” diyecek ve vurmaya devam edecek. Ki, bir daha Afganistan’ı işgal etmeye niyetlenmesinler.
ABD ve NATO, Taliban ile ateşkes ve başka konularda anlaşmaya varmak için kaç yıldan beri görüşme yapıyor. Bir türlü istedikleri şartları kabul ettiremiyorlar. Anlaşılan o ki, ABD ve NATO da ateşkessiz kaçmak zorunda kalacak ve ağır kayıplar verecek. İngilizler de onurlarına yenilmişlerdi Ruslar da… Şimdi sıra ABD de…
Bu gün onurundan kaçamayanlar, yarın güçsüzlüğünden kaçamayacaklar. ABD kendi içinde çökerken, dünyanın muhtelif yerlerinde işgal halinde veya askeri üslerde bulunan askerlerini anavatanına çekemeyecek hale gelecek. Yakın zaman sonra göreceksiniz, ABD askerleri dünyanın bir çok yerinde, o ülkelerin insafına terk edilecek. Ve birçoğu da o ülkelerin paralı askerleri (kiralık katilleri) haline gelecek. ABD askerlerinin içinde en talihsiz olanları da Afganistan’dakilerdir. Çünkü Afganistan da sıcak savaş devam ediyor ve hiçbir şekilde hayat hakkı tanınmayacak. ABD ve NATO’nun Afganistan’da çok az zamanı kaldı, kaçabilmek için… Kısa süre sonra kaçmaları mümkün olmayacak.
FARUK ADİL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir