YAŞARKEN KAHRAMANLAŞAN ADAM, ERDOĞAN…

YAŞARKEN KAHRAMANLAŞAN ADAM, ERDOĞAN…
Sanki şöyle bir hadise, Allah Azze ve Celle, bazı hususları sebepler tahtında yaratıyor, sebep-netice silsilesini tamamen cari kılıyor, bazı hususlarda da sebepler üstü bir yaratması var, sanki kendi uhdesinde tutuyor. Sebeplere rağmen, hatta binlerce sebebe rağmen beklenen netice gerçekleşmiyor, sebep-netice silsilesi bir türlü çalışmıyor, başka neticeler zuhur ediyor. Tayyip Erdoğan, ikinci halin tezahürlerinden biriymiş gibi görünüyor.
Tayyip Erdoğan aleyhine yapılan tüm operasyonlar, tüm kumpaslar, tüm komplolar, tüm planlar tam aksi neticeler doğuruyor. Buna mukabil Erdoğan’ın yaptığı işler bire on şekilde verimli neticeler veriyor. Allah Azze ve Celle, sanki bu adamı hususi bir mahfaza içine almış, tüm menfi tesirlere karşı muhkem bir kalkan oluşturmuş, kendinin yaptığı işlere ise kendi uhdesinden yüksek bir katsayı ihsan etmiş gibidir. Erdoğan bir birimlik iş yapıyor, on birimlik verim alıyor, kendine karşı yapılan operasyonlar ise zarar olarak değil fayda olarak hesabına yazılıyor.
İstanbul susuzluktan kırılırken belediye başkanı oldu. Nurettin Sözen, yağmur bombası bile atmıştı da yağmur yağmamıştı, kuraklık geçmemiş, su ihtiyacı karşılanamamıştı. Erdoğan belediye başkanı olunca, öyle bir yağmur yağdı ki, barajların suyu birkaç yıllık ihtiyacı karşılayacak kadar doldu. Nurettin Sözen o zaman şöyle demişti; “Tanrı da bu adamdan yana…”. Onun bahsini ettiği tanrı kimdir bilmem ama Allah Azze ve Celle’nin bu adamdan yana olduğu anlaşılıyor.
Benzeri birçok hadise yaşandı, tek tek saymaya gerek yok. Anlaşılacağı üzere bu yazı tüm unsurlarıyla “pozitif mahiyet” taşımıyor. İslam itikadı, her şeyin nihai sebebini “maverada” arar. Erdoğan ile ilgili maveradan gelen “muradın” ne olduğunu sezmeden meseleyi izah etme çabası akim kalır.
Ümmetin diriliş çağında bir karargah, bir merkez, bir lider lazımdı. Tayyip Erdoğan, kendisi hak etti veya etmedi bilinmez ama o insan olmalı. Çünkü Erdoğan, sadece lider değil, yaşarken “kahraman” olan ender şahsiyetlerden birisi oldu. Yaşarken kahraman olmak, böyle bir ihsana nail olmak fevkalade bir hadisedir ve nadiren gerçekleşir.
*
Tayyip Erdoğan mahrem hayatında neler yaptı, Allah Azze ve Celle’ye nasıl yöneldi, hangi duygularla dua etti bilmiyoruz. Açıkça görünen o ki, kendisi aleyhinde sebep-netice silsilesinin işlemediği ender insanlardan birisidir.
Düşmanlarının akıl çatlatacak planlarının boşa çıktığını çok gördük. En beklenmeyen zamanda, en uygun olduğunu düşündükleri anda, en zayıf olduğunu zannettikleri noktada saldırdılar. Kendilerine göre zekice hamleler yaptılar, çok akıllıca manevralara imza attılar. Tutmadı, netice vermedi, fayda temin edemediler.
Almanya saldırdı olmadı, İsrail saldırdı olmadı, İngiltere saldırdı olmadı, ABD saldırdı olmadı, İran saldırdı olmadı, Rusya saldırdı olmadı. Bir müddetten beri de birlikte saldırıyorlar. ABD, AB, İsrail, Rusya, İran ve saire birçok merkez merhametsizce saldırıyor. İran içerideki Şiileri ve Şia sempatizanlarını kullandı netice alamadı, batı içerideki batıcıları kullandı netice alamadı, Rusya içerideki bir Müslüman gurubu ve Aydınlık çevresini kullandı netice alamadı, İsrail içerideki iş çevrelerini ve medyayı kullandı netice alamadı. Hiçbiri yalnız başına netice alamadı, şimdi tek koalisyon çatısı altında toplandılar. Bölge veya dünya için planı olan tüm ülkeler Erdoğan’a karşı birleştiler, bu kadar büyük bir koalisyon içeride de en büyük cemaati tetikçi olarak seçti. Pozitif bir akılla baktıkları için, “planlamanın tüm şartları hazır, artık Erdoğan’ın devrilmesi mümkün” diye düşündüler. Gerçekten de pozitif aklın verileri, bu kadar güçlü bir koalisyona karşı ayakta kalmanın mümkün olmadığını gösteriyor. Ama bizim imanımız, kudreti maverada arar, nihai ve tek kudret sahibi Allah Azze ve Celle’dir.
Bu kadar büyük bir koalisyonun açıkça kurulması, açıkça operasyonlara girmesi, şuurları ve hassasiyetleri harekete geçirdi. Yaptıkları her hamlede Tayyip Erdoğan kahramanlaştı, efsaneleşti, zirveleşti. Yaptıkları her hamle, Erdoğan’a zarar vermedi, aksine Müslümanları onun çevresinde kenetledi. Kaç insan yaşarken bu çapta kahramanlaştı?
Tayyip Erdoğan’ı kahramanlaştıran, sadece düşmanlarının ahmaklığı değil. Doğru ve zekice hamleler de yaptılar yer yer… Neticeden emin oldukları, başarısızlık ihtimalinin sıfır olduğu operasyonlar yapılmadı değil. Allah Azze ve Celle’nin hikmet ve inayetiyle, kesin neticeli hamleler, pamuğun çeliğe çarpması kadar ancak etkiledi. Tüm bunlar dikkat çekici değil mi?
Düşmanları Tayyip Erdoğan’ı kahramanlaştırdılar. Hiç istemedikleri neticeyi, kendi elleriyle gerçekleştirdiler. Hayret etmemek kabil mi?
*
Biz partici veya şahıscı değiliz. Ama bazen “mana” bir müessesede veya bir şahsiyette tecessüm eder, hakikat bir müessese veya şahsiyet tarafından temsil edilir. Özellikle de kritik dönemlerde böyle bir vakıanın vücut bulması, hakikatin temsilinin bir şahsiyette tecelli etmesi, Müslümanlar için ahlaki ve manevi mesuliyeti davet eder. Feraset ile ahmaklık arasındaki farkın zuhur ettiği zor dönemlerde, ahlaki, manevi mesuliyet daha bir ehemmiyet arzeder.
İçinde bulunduğumuz dönem, İkinci Kurtuluş Savaşının başladığını, bu istikamette ciddi mesafeler alındığını gösteriyor. Kurtuluş hareketini temsil eden şahsiyet ise Tayyip Erdoğan’dır. Meselenin buraya kadar nasıl geldiği umurumuzda değil, bugün için temel teşhisimiz budur, dolayısıyla bu teşhisimizin bize yüklediği mesuliyeti yerine getirmekle memuruz.
Tayyip Erdoğan’dan bahsetmiyoruz. Mesele hiçbir zaman bir şahıs olmamıştır. Biz, hakikati takip eden, hakikatin hatırını her şeyden üstün tutan, böyle anlamaya ve davranmaya çalışan insanlarız. Yanlış teşhisler yapmamız mümkün ama niyetimiz hakikatin hatırını gözetmekten ibarettir. Mesele Tayyip Erdoğan değil, Tayyip Erdoğan’da tecelli eden mana ve kıymettir. Allah Azze ve Celle’nin, kimi, hangi iş için vazifelendireceğini bilmek mümkün değil, bize düşen şey, tezahürlerine bakıp mümkün olan en doğru teşhisi yapmaktır. Bu günkü şartlara bakınca, Tayyip Erdoğan’ın şahsında tecelliye gelen kıymet, ikinci kurtuluş savaşı liderliğidir.
Tayyip Erdoğan’ın sıradan hatalarına ve yanlışlarına takılacak değiliz. Her insan gibi o da hata yapabilir, hatta seri halde hata yapabilir. Bizim takip ettiğimiz husus, Erdoğan’ın temel istikametindeki isabet veya sapmadır. İstikametinin doğru olduğunu gördüğümüz müddetçe, o istikamette giderken civarındaki bazı insanların pisliğe (rüşvete, yolsuzluğa) bulaşmış olması bizi ilgilendirmez. Onlar bir şekilde temizlenir.
Biz, yanlış yolda (istikamette) ahlaklı olduğundan emin olduğumuz insanlarla yola çıkmaktansa, doğru istikamette ahlaklı olup olmadığını bilmediğimiz kişilerle yol almayı tercih ederiz. Doğru istikamette yol alan kervanın içinde, o yola uygun olmayanlar varsa, bunlar yolun herhangi bir merhalesinde ortaya çıkarsa, kervan onlardan temizlenir ve yola devam eder. Ne kadar ahlaklı olursa olsun, yanlış istikamette yol alan insanlar, hakikate yaklaşmıyor aksine hakikatten uzaklaşıyordur. Hal böyle olunca, mesele iman ve ahlak mevzuu olduğu kadar da “istikamet” meselesidir. Menzili genelevi olan istikamette ahlaklı insanlarla yol almakta fayda yoktur, menzili cami olan istikamette ahlaksız insanlarla bile yol almak, “niyet” ve “istikamet” bakımından doğru ve faydalıdır. Doğru istikamette doğru menzile giderken, herhangi birinin (ahlaksızlar da dahil) katkısı kıymetlidir ama menzili genelev olan istikamette ahlaklı insanın katkısı bile faciadır.
Tayyip Erdoğan, ikinci kurtuluş savaşı lideri olduğu, bu istikamette yol aldığı müddetçe, yanındakilerin bazı ahlaksızlıklara bulaşmış olması, ne onu mesul tutar ne de bizim desteğimizi engeller. Tabii ki ahlaksızlığı, yolsuzluğu, rüşvetçiliği ortaya çıkan insanlar kadrolardan temizlenir, bunu söylemek bile gerekmiyor. Rüşvetçiliği ortaya çıkan insanlarla yola devam etmek kabil değil ama Erdoğan onları zaten tasfiye eder.
*
İkinci defa Abdülhamit hadisesi yaşanmasına müsaade etmemeliyiz. Tayyip Erdoğan’ı Abdülhamit gibi devirmelerine izin vermemeliyiz. Birincide alimler bile gaflete düşmüştü, bu defa cahillerimiz bile ferasetle bu hamleye karşı çıkmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir